Spora Ne Zaman Başlanılabilir?
25 Kasım 2019

Rinoplasti operasyonu, Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi branşında tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de en sık yapılan estetik cerrahi ameliyatıdır. Tüm dünyada yapılan istatistiklere göre giderek artacağı da ön görülmektedir. Bunun başlıca nedenlerinin bireysel bilinçlenme, sosyal kültürel düzeyde yükselme, insanların şehirlerde eskisi gibi kapalı ortamlardan daha çok birbirleri ile bir takım sosyal ve kültürel faaliyetlere girecek şekilde iletişime geçmesi olduğu düşünülebilir. Sosyal medya, yazılı ve görsel basın gibi iletişim araçları ile insanlarda devamlı indüklenen güzellik algısı ve güzelleşme talebinin de bu artışta etkili olduğu yadsınamaz bir gerçektir.

Rinoplasti başlıca iki yöntemle yapılan bir ameliyattır. Bunlardan birisi açık diğeri kapalı rinoplastidir. Bizimle bu amaçla görüşmeye gelen tüm insanlar bu temel bilgiye az veya çok sahiptirler. Açık cerrahide burnumuzun iki deliği ortasında kalan deri kısmında zaman içinde çeşitli şekillerde tanımlanmış birbirlerine göre az veya çok üstünlük ve dezavantajları olan kesi yapılır. Bu kesiden sonra burun derisi neredeyse alttaki kıkırdak ve kemik iskeletten burnumuzun orta bölümüne kadar ayrılır. Böylece değiştirmemiz gereken kemik ve kıkırdak yapıda amaca yönelik değişiklikler yapılır ve deri tekrar olduğu yere kapatılır. Tabi ki yaptığımız kesi, 3-5 adet çok ince dikişlerle kapatılır.

Diğeri ise kapalı yöntemle rinoplastidir. Bu tarz operasyonda kesiler burun delikleri düzeyinde kalır ve görünür alanda herhangi bir kesi yapılmaz. Aynı şekilde kıkırdak ve kemik çatıya ulaşılır ve planlanan değişiklikler yapıldıktan sonra operasyon tamamlanır. İşte bu tarz cerrahi belli bir sayıda rinoplasti operasyonu görmeyi ve yapmış olmayı gerektirir. Kapalı yöntem biraz daha uzmanlık gerektiren bir yöntemdir denilse bu çok ta yanlış olmayacaktır.

Rinoplasti de aslında bir de üçüncü bir tarz diyebileceğimiz yöntem de son 5 yıldır yeniden ve artık iyice popülarize olan ‘’kapalı ve koruyucu’’ yöntem olarak adlandırılır. Bu yöntemi çeşitli mecralarda ‘‘preservasyon rinoplasti’’ olarak ta duyabilirsiniz. Bu yöntem de burun derisinde dışarda görünür bir iz bırakmadan yapılır. Ancak asıl fark buradan sonra başlar.  Geleneksel yöntemlerde ister açık ister kapalı yaklaşım kullanılsın, değiştirilmesi planlanan kemik ve kıkırdak yapıya ulaştıktan sonra her iki yöntemde de aynı işlemler yapılır. Bir örnek üzerinden konuşacak olursak, ameliyat edilecek burunda bir kemer var ise, bu kemer ister açık ister kapalı tarz operasyonla yapılsın, kesilerek çıkartılır. Ardından burnumuzun açık kalan çatısını kapatabilmek için burun kemikleri tabanda tutundukları yüz kemiğinden ayrılır veya açık kalan çatı bazı kıkırdak veya kemik ilaveleri konarak kapatılır. Açık veya kapalı yaklaşımla yapılan geleneksel yöntemde bunun ardından hem burun sırtına atel hem de iç kısma birer tampon koymak neredeyse mecburidir. Aksi halde iyileşme süresince bazı komplikasyonların ortaya çıkma olasılığı artacaktır. Halbuki kapalı koruyucu yöntemde, burun sırtı korunmakta, kesilip çıkartma yapılmadan, kendi üzerinde bir takım değişikliklerle burundaki sorunlar çözülmeye çalışılmaktadır. Ancak her vaka bu yönteme uygun olmayabilir. Çok yüksek kemerli, aşırı kalın ve yağlı derili, daha önceden operasyonlar geçirmiş, ayrıca iç yapısında ileri derecede deformasyonları olan burunlar açık ya da kapalı ancak geleneksel rinoplasti yöntemine adaydırlar. Hatta denilebilir ki bunların bir kısmı her hangi bir rinoplasti işlemine estetik amaçlı olarak ta aday değildirler. Her hangi bir estetik cerrahi girişime aday olmayan bir grup insan da takıntılı/obsesif, memnuniyetsiz kişiler olarak söylenebilir. Bu tarz kişilerde altta yatan psikolojik veya psikiyatrik bir sorunun olup olmadığı mutlaka irdelenmelidir.

Rinoplasti operasyonu öncesinde her üç tekniğe de hakim yeterli tecrübe ve bilgi birikimine sahip Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi uzmanlarından biri ile görüşmek çok önemlidir. Çünkü yönteme göre vaka değil, vakaya göre yöntem belirlenmelidir. Yapılacak görüşmede burun ameliyatını yapacak hekim sadece burnumuzun görünüşü, dış anatomik yapısı ve iç kısmındaki eğrilik ve anormalliklere değil, ayrıca yüzün bütününe kulak, çene, kaş dudak ve yanak gibi dokulara da odaklanmalı, bu yapıların birbirleri ile olan ilişkilerine, kendi iç dinamiklerine de dikkat etmeli ölçüm ve değerlendirmeler yapmalıdır. Deri yapısının katkısı dahi oldukça önemlidir. Örneğin kalın ve yağlı deri olanca gayreti ile yapılacak işlemin sonucunu gizler ve bazı komplikasyonlara eğilimi artırır. Buna karşın ince deri küçük arızi durumları dahi gösterir ve aslında bu da bir olumsuz durumdur. Bütün bunlar operasyon öncesinde değerlendirilmeli, konuşulmalı, ek bir takım işlemler gerekip gerekmemesi açısından değerlendirmeler yapılmalıdır.

Rinoplasti operasyonları sonrasında eğer uygun iseniz kapalı ve koruyucu yöntemle opere edilebilirsiniz. Bu tarz bir ameliyat sonrasında iyileşme süreniz normal hayata işe güce dönüş elbette ki daha kısa sürede olacaktır. Ancak bu sadece tekniğe değil ameliyat edilen vakaya da özgü bazı durumlarla ilişkilidir. Ödemin ve morarmanın daha az olması, olsa dahi daha kısa sürede çekilmesi, burun sırtının yani burun sırtını oluşturan kemik ve kıkırdak yapıların çıkarılmaması, kendi üzerinde değiştiriliyor olması bu yöntemin başlıca avantajlarıdır. Çünkü burun sırtının korunması demek, buraya tutunan kas, bağ dokusu, damar ve sinir yapılarının korunmasının ileriye dönük komplikasyon denilen ve yeniden bazı işlem ve veya operasyonlar gerektirecek durumlarla karşılaşma olasılığını azalttığı izlenmektedir. 

Rinoplasti operasyonu sonrasında tüm dünyada ortalama %8-15 arasında değişen komplikasyon oranları mevcuttur. Genelde bunlar kolayca düzeltilebilir sorunlardır. Ancak bazen nadir hallerde birden fazla girişimi de gerektirebilir. Bu konuda tecrübeli bir hekim sizin burnunuzu ve yüzünüzü muayene ettikten sonra bu konuda sizi mutlaka aydınlatacaktır. Böylece siz de bu konuda hekiminizle birlikte hareket etmeli, süreç hakkında verilen bilgileri çok iyi algılamalı ve anlamalısınız. Bu konularla ilgili mutlaka size sözlü ve yazılı bilgilendirme yapılacaktır.

Rinoplasti’nin bir operasyon olduğu, bir takım sorunlarla sonuçlanabilme potansiyelinin olduğu, sırf şekil değiştirme amaçlı dahi yapılsa cerrahi tıbbi bir işlem olduğu da asla unutulmamalıdır. Bütün bunlardan dolayı rinoplasti alanında yetkin ve tecrübe sahibi Plastik cerrahi uzmanlarına yaptırılmalıdır. Kapalı ve koruyucu yöntem ise son yıllarda yine başlıca Plastik cerrahlarca popülarize edilmiş oldukça ümit vaad eden yeni bir rinoplasti yaklaşımıdır.

Doç. Dr. Umut TUNCEL

Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi